Forex, tam anlamıyla sanal bir döviz bürosudur. Yani bir iştir. Forex'te "OYNANMAZ", "ALIM SATIM YAPILIR".
Forex, kısaca sanal bir döviz bürosu kurmaktır. Masanızın üstündeki bu döviz bürosundan Dünya'daki bütün "geçerli" paraları alıp satabilirsiniz. (Usd doları, Euro, isviçre frangı, japon yeni vs.)
Peki, sanal döviz bürosu kurmakla, gerçek bir döviz bürosu arasında ne farklar vardır?
Birincisi, sanal döviz bürosunun kurulum maliyeti çok düşüktür. (yaklaşık 250$).
İkincisini ise şöyle anlatayım; Bakırköyün meydanında bir döviz bürosu kurdunuz. Yani önünüzden binlerce kişi gelip geçiyor. Ama alım satım için birinin dükkana müşteri olarak girmesi gerekiyor. Ama sanalda bu çok daha kolay. Dövizin fiyatını beyendiğiniz anda AL veya SAT düğmelerine basarak anında işlem yapabilirsiniz. Yani müşteri beklemek derdi yok.
Nasıl, forex size çok kolay ve kazançlı gözüktü, değilmi? Ama kazın ayağı hiçte öyle değil...
Şu kazın ayağını bir inceleyelim....
İster sanal, ister real döviz bürosu açın, bu kazançlı ama bir o kadar da riskli bir iştir. Neden?
Bakırköyün meydanındaki döviz bürosuna geri dönelim. Dükkanınızı açtınız, orta şekerli kahvenizi yudumluyorsunuz. Bir adam elinde siyah bir çanta ile içeri girdi. "100.000 dolar bozdurmak istiyorum, kaça bozarsınız?" dedi. Tabelaya baktınız, "1.70 den bozarım" dediniz. Adam çantasını açtı, dolarları verdi. Saydınız, kasanızı açıp adamın parasını ödediniz. Sonra keyifle kahvenize geri döndünüz.
Ama, ama o da ne? dolar ertesi gün 1.60'a, daha ertesi günde 1.50 'ye kadar düştü zararınız= 100.000*0.20=20.000$ cık. Hadi kahvenizi içinde göreyim sizi. Şimdi ya bu dolarları zararına elden çıkaracaksınız, yada tekrar 1.70 düzeyine çıkıncaya kadar bekleyeceksiniz. Allah kolaylık versin...
Sanal döviz bürosunda da işler aynı biçimde dönüyor. İstatistiklere, yorumlara baktınız. Dolar düşüyor. Fiyatı uygun gördünüz, biraz dolar alıp yükselmesini beklemeye koyuldunuz. AAA aman o da ne, falanca yerde darbe olmuş, amerikan yanlısı hükümet devrilmiş. Anında dolar baş aşşağı gitmiş, sizede baş ağrısı ve sıkıntı kalmış....
Sizin 1.70'den aldığınız dolar, 1.50 seviyesine indiği zaman, dolar Türk lirası karşılığında 0.20 cent değer kaybetti demektir. Ama aynı anda dolar japon yeni karşısında değer kazanmış yada İsviçre frank'ı karşısında aynı kalmış olabilirdi.
Yani bir para değer kazandı veya kaybetti dediğimiz zaman şu soruyu sormalıyız "Hangi para karşısında?" İşte bu sorunun yanıtı paritedir. Türkiye'de "Dolar amma düştü ha" muhabbetine girdiğimiz zaman bahsettiğimiz parite amerikan doları-Türk lirası'dır. Doğal olarak ülkemizdeki tüm real döviz bürolarıda bir ucu Türk lirası olan paritelerle işlem yaparlar. TL-Euro, TL-US$, TL-Yen vs..
Ama, sanal doviz bürosunda Türk lirası yoktur. TL'ye işlem yapamazsınız. Buna karşılık değerlendirebileceği niz pek çok parite vardır. Mesela, Amerikan dolarının euro karşısında değer kazanacağını tahmin ederseniz, US$-Euro paritesinden dolar alırsınız.
Kaynak http://www.rojinliyiz.com/